Günlerdir bu konu ile alakalı düşünüyorum ve kaleme almakla almamak arasında git geller yaşadım, ama bir partinin içinde kendi aralarındaki kavganın dışarı kelimesi kelimesine taşınması haberleştirilmesi ve sunumu açıkça CHP Ordu teşkilatını , kavgaya karışan Milletvekilleri ve yöneticileri hiç rahatsız etmemişe benziyor.
Geçtiğimiz günlerde CHP Ordu İl binasında CHP Milletvekili Seyit Torun, CHP Ordu İl Milletvekili Mustafa Adıgüzel, CHP'li Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe ve CHP'li ilçe belediye başkanlarının hazır bulunduğu CHP Teşkilatı toplantısında Milletvekili Adıgüzel'in, CHP'li Altınordu Belediye Başkanı Ulaş Tepe'yi eleştirmesiyle başlayan söz dalaşı tartışmasına Fatsa İlçe Başkanı Onur Çam'ın da dahil olup Milletvekiline ağır sözler sarf etmesiyle büyüdü. Sonuç olarak, İlçe Başkanı ihraç kararı ile disipline sevk edildi.
Bu olay, CHP'nin içinde bulunduğu çatışmaların ve uyumsuzlukların bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Kendi partileri içinde bile uzlaşamayan, sürekli kavga eden bir yapıda olmaları, CHP'nin Türkiye genelinde neden başarısız olduğunun bir göstergesidir. Parti içi çekişmeler, liderlik zaafiyetleri ve adaptasyon eksiklikleri, CHP'nin halk nezdinde güven kaybına uğramasına neden olmaktadır.
CHP'nin başındaki yönetim kadrosunun, özellikle Kemal Kılıçdaroğlu sonrası dönemde, etkin bir liderlik sergileyememesi partiyi daha da zor duruma sokmaktadır. Yeni genel başkanın parti üzerinde yeterli ağırlığı bulunmamakta ve bu durum, partinin içindeki çatışmaların artmasına yol açmaktadır. Cumhurbaşkanı'nın "Türkiye'de muhalefet sorunu var" ifadesi, CHP'nin içindeki bu çalkantıları destekler niteliktedir.
CHP'nin başarılı olabilmesi için, içindeki uyumsuzlukları ve çatışmaları çözmesi, birlik ve beraberliği sağlaması gerekmektedir. Aksi takdirde, parti içindeki bu tür olaylar, CHP'nin halk nezdindeki güvenini ve desteğini daha da azaltacaktır. Siyaset, adap, ahlak ve mizan bilmeyen kişilerin yönetici pozisyonlarına getirilmesi, partinin geleceğini tehlikeye atmaktadır. CHP'nin, halkın güvenini yeniden kazanabilmesi için köklü değişikliklere ve yeniden yapılanmaya ihtiyacı olduğu açıktır.