İYİ Parti Ordu İl Başkanlığı’nın düzenlediği basınla kahvaltı programı, sadece verilen mesajlarla değil, verilemeyen tepkilerle de gündem oldu.
Programa katılan Enver Yılmaz, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler’e yönelik oldukça sert açıklamalarda bulundu.
“Belediyeyi yönetmiyor”, “yönetim bir çetenin elinde” kendisi sadece basını ve kamuoyunu yönetiyor diyerek ağır ithamlar ortaya attı.
Yılmaz sadece Güler’i değil, ince bir şekilde basın mensuplarını da hedef aldı.
Meclis toplantılarını örnek göstererek, “Kimse soru soramıyor” sözleriyle aslında basının sessizliğine de dikkat çekti.
Sözler sertti…
İddialar büyüktü…
Ama salonda tek bir soru yoktu!
Madem basın susturuluyor, bu sessizlik neden?
Madem kimse soru soramıyor, bu kadar ağır sözler karşısında neden yine kimse söz istemedi?
Asıl dikkat çeken nokta ise şuydu:
Enver Yılmaz, maden sahaları ve ORBEL üzerinden eleştiriler yaparken bazı konularda haklı bulunabilecek ifadeler kullandı.
Ama kendi dönemine dair söyledikleri sorgulanmadı.
“Benim dönemimde bir tane arsa satılmadı” dedi…
Ama kimse çıkıp şunu sormadı:
“O zaman satılan 3 arsa hangi dönemde, kime ve kaça peşkeş çekildi?”
İşte mesele tam olarak burada başlıyor.
Daha da çarpıcı olan ise şu:
Yılmaz’ın “kimse soru soramıyor” diyerek eleştirdiği tablo, o salonda birebir yaşandı.
Ne Güler’e yönelik sözler sorgulandı,
Ne de Yılmaz’ın kendi dönemi…
Bir taraf konuştu,
Basın sustu.
Gerçek şu ki Ordu’da sorun sadece siyaset değil…
Asıl sorun, kim konuşursa konuşsun karşısında susan bir basın gerçeği.
Dün Güler konuşurken susanlar,
Bugün Yılmaz konuşurken de sustu.
Kimse kusura bakmasın…
Bu tablo;
Ne sadece Güler’in,
Ne sadece Yılmaz’ın…